|
|
#1 (permalink) |
|
Administrator
![]() |
O gün işe gitmek için binadan çıktığımda diğer günlerden pek farkı görünmüyordu.
Her sabah olduğu gibi yine hafif bir sis ve kuru ayaz ilk kendisini gösterendi. Yerlerde şiddetli soğuğun etkisiyle buzlanmalar oluşmuş insanlara adımlarını dikkatli atmaları konusunda hatırlatma yapıyordu adeta. Ayağımdaki botların altı Termo taban olması her ne kadar kaymayı önlesede dikkatli olmak lazımdı.Gözüm otoparktaki arabamı aradı ilkin gayri ihtiyari. Bütün arabalar gibi camları buz tutmuştu yine. Şimdi 15 dakika buzları kazınacaktı çaresiz. Arabaya bindiğimde ilk önce torpido gözünde bulunan eldivenlerimi giydim. Çünkü soğuğun etkisiyle direksiyon buz gibi oluyor haliyle elimi üşütüyordu. Bir an önce kaloriferin sıcak hava vermesi için arabayı çalıştırıp camlardaki buzları kazımaya başladım. Soğuk o kadar şiddetli olmuştuki her zamanın aksine bu sefer camdaki buz kütlesi daha da kalındı. Camları temizleyip trafiğe çıktığımda arabanın göstergesinde hava sıcaklığı -9 olarak gösteriyordu. O soğuk havada duraklarda bekleyen insanları görünce halime şükrettim. Yollar buzlu olduğu için bütün araçlar dikkatli gidiyor bu da trafik akışını yavaşlatıyordu. Gözüm arabadaki saate takıldığında biraz geç kaldığımın farkına vardım. Biraz daha hızlı gitmenin pratik çözümünü beynim hızlı bir şekilde tararken Geç olsun güç olmasın atasözünü hatırlayıp aceleden vazgeçtim.Trafik lambalarına yaklaşırken yavaş olan trafik dahada yavaşlamıştı. Sürücüler trafik lambaları yeşil yandığında öndeki trafiğin daha hızlı akmasını ister arkadan durmadan korna yaparlar.Yine korna sesleri çoğalmaya başladığında keyfim kaçmaya başlamıştı. Çünkü oldum olası bu hareketlerden rahatsız olmuşumdur. Yeşil lamba yanarken hangi sürücü keyfi olarak beklerki? Ya aracı stop etmiştir veya başka bir sorun vardır. Ama nedense insanlar bu davranışlarının ne kadar kaba ve saygısızca bir eylem olduğunu bilmiyorlar sanırım. Biraz daha ilerledikten sonra trafik akışının yavaşlamasının etkenlerinden bir tanesi belli olmuştu. Yaşı 30 civarlarında bir bayan elindeki çek çek ile yolun sağından gidiyordu. Bir müddet çek çekli bayanın arkasından gittikten sonra kırmızı ışığında yanmasıyle sol tarafına durdum. Lambadaki sayaç 60.59.58.57 geriye doğru giderken gayri ihtiyari kadının görüntüsü dikkatimi çekti. Ayağında plastikten ince mavi bir ayakkabı üzerinde kıyafet olarak bir şalvar blüz ve üzerine giyilen el örmesi bir fanila.Çek çekin üzerine monte edilmiş olan teliz torbanın boyu neredeyse 2 metreye yakındı ve içerisi kağıt ve naylon parçalarıyle doldurulmuştu. -9 derece ayazda buzdan bir çelik olan çek çekin saplarını sıkı sıkı kavrayan elleri soğuktan mosmor olmuştu. Motorun ısınması sebebiyle kaloriferi açmış elimde eldiven olmasına rağmen ellerimi ısıtamamışken o bayan kimbilir kaç saattir o ayazda çek çekin buz gibi metalini tutuyordu?Ya ayağındaki ayakkabı incecik bir plastik.Ayağımdaki bot ayağımla beraber vicdanımıda sıkmaya başlamıştı. Gördüğüm yaşadığım bu hayatın içerisinde binlerce mülyonlarca olan ve hergün görmemize rağmen dikkatimizi bile çekmeyen bir kareydi aslında şu anda yaşadığım.Ama ben bu sahah bu kareye hapsolmuş kurtuluş yollarını arıyordum.Acaba elimdeki eldiveni çıkarıp versem en azından diye düşündüm bir an. Ama nasıl? Hangi üslupla hangi ifadeyle söylenebilirdi bu? Bunun gelgitlerini yaşarken arkadan gelen korna sesleri beni tekrar gerçek dünyamıza getirmeye yetti. Yeşil yanmış hareket etmem gerekiyordu. Ben hareket etmeyi düşünürken bayan benden önce yürümüştü bile çek çeki ile. Belikli kırmızı ışıkta tetikte durması gerekiyor yeşil yanacağı anda yürümesi gerekiyordu. Kimbilir bu yüzden hergün kaç sürücüden hakaret görüyordu.Bir bayan. 25 yaşında. Elinde çek çek içerisi artık dolu.Ayağında plastik ayakkabı. Elinde eldiven sırtında mantosu yok ve hava -9 derece.Bir bayana kim hangi baskı sonucu yaptırabilir bu işi?Evde onu bekleyen bebeğimi? Yatalak anasımı? Alkolik kocasımı? Ne? Ne? Ama şu varki yaptığı işten kazanacağı parayla yeni bir elbise makyaj malzemesi kuaför harcaması veya ayağına bot eline eldiven almayacağı kesin.Bu düşüncelerle ilerlerken dikiz aynasından tekrar baktım. Kendi boyunun neredeyse iki katı çek çekiyle arkadan yavaş yavaş geliyordu. Ani bir kararla elimdeki eldivenleri çıkardım ve sağ camı açarak eldivenleri ileride yol kenarında bulunan çöp bidonun kenarına attım.En azından belki oradaki kağıtları almak için geldiğinde sahipsiz olan eldivenleri alırdı. Kimbilir. Almazsada umurumda değildi. Çünkü eldivenler artık elimi ısıtmıyor elimle berbar vicdanımıda üşütüyordu...Acımasız bir Hayattan Alıntı
__________________
Sen Kolay Kaybettin ........................ ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Siteye Alıştı
![]() Üyelik tarihi: Jun 2007
Bulunduğu yer: SeNsiZlikTeyiM...
Mesajlar: 1.999
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
![]() |
|
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| acımasız, bir, hayattan, kaç, kare |
«
Tuzlu Kahve
|
Bir Sevda Masalı
»
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Acımasız Msn Nickleri-Acımasız Nickler-Msn Acımasız Nickleri | _YaSaM_ | Nickler | 1 | 07-15-2009 03:32 PM |
| Hayat acımasız... | yagmurr | Paylaşmak istediklerim | 5 | 12-02-2008 11:08 PM |
| Serçe 2.Bölüm Bir Kaç Kare Resim Kendi Çekimimiz | Mekansiz | Serçe Dizi Resimleri Görüntüleri | 14 | 03-28-2008 05:14 PM |
| Hayattan An'lar | Ruya | Karışık Resimler - E-Kartlar | 10 | 09-22-2007 12:41 AM |
| hayattan kesitler:))))))) | Gozdem | Gülmece - Komedi - Espiri | 3 | 05-26-2007 11:17 AM |
WEZ Format +4. Şuan Saat: 05:58 AM.
Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.









insanlara adımlarını dikkatli atmaları konusunda hatırlatma yapıyordu adeta. Ayağımdaki botların altı Termo taban olması her ne kadar kaymayı önlesede dikkatli olmak lazımdı.








Normal

